|
Kanser hastalarının tedavisini üstlenen hekimlerin uğraş
alanlarından birisi de hastanın psikolojik sorunlarıdır. Bu
çerçevede aşağıdaki başlıklarda özetlenebilen yaklaşımların
gösterilmesi gereklidir:
-Kanser tanısı almış hastanın ruhsal
sorunları ve yaşam kalitesi
-Psikoterapiler, Destek tedavileri
-Hasta ailesi, Ailenin yaşam kalitesi
-Çalışan personelin ruhsal durumu,
-Hastalığın gidişatını etkileyen ruhsal etkenler,
-Risk taşıyan aile bireylerine bilgi verme.
KORKULAR:
Kanser hastasında ve onun ailesinde aşağıda
ayrıntısı verilen bazı korkular yaşanır:
Kanser tanısı anında:
•
Ölüm riski,
•
Acı çekme duygusu ve acı çekme korkusu,
•
Aile ve sosyal çevreye bağımlı olma kaygısı,
•
İşini ve ekonomik gücünü kaybetme korkusu.
TOPLUMDAKİ ÖN YARGILAR BU KORKULARI
ARTIRIR:
•
Kanser hastalığının tedavi edilemez olması,
•
Mutlak ölüm ile sonlanan bir hastalık olarak algılanması,
•
Tedavi girişimlerinin ise;
-sakat bırakan,
-acı çektiren yaklaşımlar olarak
şeklinde özetlenebilen yanlış değerlendirmeler yanlış algılama
ve gereksiz korkulara yol açar.
HASTANIN RUH HALİ:
Kanser tanısının konması ile
beraber, kararlar alması gereken bir döneme girer;
•
Bir taraftan katastrofik haberin duygusal yükünü taşıyan,
•
Diğer taraftan tedavi seçeneklerini değerlendirerek doğru
adımları atmak zorunda olan bir hasta söz konusudur.
Hasta yoğun olarak; bunaltı, öfke, korku,
üzüntü, donukluk duygularını yaşar.
KANSER HASTASINDA:
•
-inkar,
•
-öfke,
•
-pazarlık,
•
-depresyon
•
-kabullenme
olarak adlandırdığı Kübler-Ross
tarafından 5 dönem tanımlamıştır.
.Kübler-Ross
E. On death and dying. New York,Macmillan Inc., 1969.
Türkiye’de:
•
Hastalar inkar mekanizmasını batılı ülkelere göre
daha fazla kullanırlar,
•
Hastaların ~ %20’si söylenecekleri duymamak için doktora
soru sormazlar,
•
Bilgi alma dahil tüm işleri yakınlarına bırakırlar,
•
Bir grup hasta, tanıyı bildiği halde bu konuları
konuşmaktan kaçınır.
Hasta yakınları
* hastalarının morallilerinin
bozulacağı,
* kanser tanısına dayanamayacakları,
endişesi ile hastalarına kanser
tanısının söylenmesini istemezler.
Hekim
•
Tanı ile ilgili konuşmaları hastanın entellektüel
seviyesine göre ayarlar.
•
Doktorların %40’ı hemen hemen tanıyı hiç söylemez,
•
Bir araştırmada hastaların %67.9’u tanının
söylenmesi gerektiğini belirtmişlerdir.
.Başaran N. Kanser tanısı konmuş
hastalarda tanının söylenip söylenmemesi dair doktor, hemşire ve
hasta görüşlerinin saptanması. Hacettepe Üniversitesi Sağlık
Bilimleri Enstitüsü Uzmanlık Tezi, Ankara, 1987.
•
Hastalar için (tanılarını öğrendiklerinde) ruhsal
kriz dönemi başlar.
•
Bound ve arkadaşları bunu;
•
1-Şok hali,
•
2-Tepki aşaması,
•
3-Direnme,
•
4-Uyum.
.Özkan S. Psikolojik yaklaşım, yaşam
kalitesi. In: Topuz E(ed). Meme kanseri. İstanbul, Onkoloji
Enstitüsü Yayınları 3, pp 501-511,1997.
KANSER HASTASINDA GÖRÜLEN PSİKOLOJİK
SORUNLAR:
1-Anksiyete Bozuklukları:
•
Kanserde anksiyete, olağan kaygılardan yeti yitimine
kadar uzanır.
•
Olağan tepki boyutlarını aşan kaygıların tedavi edilmesi
gerekir.
2-Majör Depresyon:
•
Koinsidansal, hastalığa bağlı veya reaksiyonel olabilir.
•
Birçok araştırıcı kanserde ortaya çıkan vejetatif
değişikliklerle seyreden depresyonun temel belirtilerini
araştırmaktadır.
•
Elbi ve arkadaşları RT sonrası konsültasyon istenen
hastaların %38’inde depresyon bulmuşlardır.
.Elbi H, Haydaroğlu A:
The recognition of psychiatric morbidity and risk group on
radiation oncology department. Ann Oncology 3 (suppl): 178,1992.
3-Deliryum:
•
Deliryumdaki hasta için, genellikle hastanın bilinci
bulandığında, algı ve davranış problemleri ortaya çıkmaya
başladığında psikiyatri konsültasyonu istenir.
•
Daha erken dönemlerde izlenebilecek olan huzursuzluk,
içine kapanma, öfke hali, tahammülsüzlük fark edilmeyebilir.
4-Uyku Problemi:
•
Kanser hastalarında görülen uyku problemleri
•
Tanı konduğu dönemde ve
•
Tadavinin başladığı ilk günlerde ortaya çıkan anksiyeteye
bağlıdır.
•
***Hastaya verilecek aydınlatıcı bilgi ile anksiyete
azalır ve uyku sorunu hafifler.
5-Ağrı:
•
Hastalığın evresi ve tuttuğu organa göre değişir.
•
Anksiyete veya depresyon ağrı algısını artırır.
•
Ağrı depresyona veya anksiyete yol açabilir.
•
Hastanın kişiliğinin ve çevresel faktörlerin ağrı
algısı üzerine etkisi azdır.
•
Hekimin dikkate almadığı ağrı gerek emosyonel gerekse
davranışsal uyum bozukluklarına neden olur.
6-İntihar Düşüncesi, Girişimi:
Özellikle majör depresyonda olan hastaların
önemli sorunlarından biridir.
Bu durumdan şüphe olduğunda hasta
yatırılarak gözetim altında tutulup yoğun depresyon tedavisi
alır. Bu dönemde hasta ailesinin desteği önemlidir.
Ailesinde intihar hikayesi olanlarda ve iyi
eğitimlilerde bu risk daha yüksektir.
HASTA -ÖLÜM İLİŞKİSİ:
Fiziksel hastalıklar arasında hasta,
aile ve toplum için en ciddi zorlamaya yol açan hastalık
kanserdir
•
Kanser, acı çekmeyi ve ölümü çağrıştırır.
•
Hasta, ölümün yakın olduğunu kabul etse bile hastalık
süresince umudunu asla kaybetmez.
•
Umudun şekli, hastalığın içinde bulunduğu evreye göre
değişir.
•
Hastalığın başlangıcında tedavi olabilme ve yaşamın
uzaması yönünde bir umut vardır.
•
Hasta yoğun olarak yaşama dair sorgulamalar yapar, var
oluşçu duygu ve düşünceler ön plana çıkar.
•
Hasta yoğun olarak ölümü düşünür, ölüm sonrasını ve öbür
dünyada sevdiklerine kavuşacak olmasını değerlendirir.
•
Hasta son olarak sevdiği kişi ve yerleri görmek ister ve
kendini ölüme hazırlar.
Prof Dr Mustafa ALTINBAŞ
Dışkapı Yıldırım
Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji
Kliniği Şefi ANKARA
18.09.2009
|